Ne zaman Ankara’ya dair bir şeyler duysam içimde yazma sevinçleri oluşur. Yaşamışlık değildir Ankara ile ilgili hissettiklerim, yaşanmışlıklardır Ankara’yı hatıralarımda biriktirdiğim. Kapkara memur kokan binalar, kasvetli kalabalık günlerde aklım billur bir mutluluğu kovalarken, yürüdüğüm zamanlar aklıma gelir. İçimdeki yaşama sevinçlerini seninle paylaştığım, takvim yapraklarında her ne kadar kısa olarak görünse de ömrümün en uzun zamanlarını yaşadığım hatırlarım; Kızılay gezmeleri, durakta beklemeler, soğuğa rağmen içimin erimesi sen ve yine sen. Ankara herkesi bir yerinden yakalamıştır bu hayatta kimse bilmez neden Ankara’yı bu kadar çok sevdiğini.
Yaşadıklarıdır o kasvetli günleri gökkuşağı renkleriyle değiştiren, Ankaradır tüm bu güzellikleri bahşeden. Uzun zaman oldu aslında, çok vakit geçti yaşanmışlıklara dair ve ben ne zaman Ankara’ya gitsem hep karın yağmasını bembeyaz örtünün her tarafı kaplamasını dilemişimdir. Yaşadığımız tüm anıların üstüne örtülsün diye. Senin ve hatıralarının acısını hissetmemek için. Seni ve sana dair her şeyi artık hüzün makamında hatırlamamak için. Seni, beni aslında herşeyi …
Tags: ankara, karalama
Paylaş
Yorum ekleyebilmeniz için Turk Blog Yazarlari üyesi olmanız gereklidir.
Bu ağa katılın