
Farkındamıyız bilmiyorum ama artık hiçbir şeyin özgünlüğü,derinliği bizi ilgilendirmiyor.Hep en iyileri takipteyiz.Şöyleki;
En iyi sinema sanatçısı Kemal Sunal mı?En çok izlendiğine göre öyle...O halde onu seyretmeliyiz.
En çok okunan kitap Şu Çılgın Türkler mi?O halde onu okumalıyım.
İzlenme oranları(ratingler)en yüksek programları takip edip,izlemeliyim.
En çok hangi müzikler dinleniyor(beni anlatması o kadar da önemli değil!),en çok hangi gazete satıyor(İçeriği ile ilgilenmiyoruz!),hangi lider kendisinden en çok bahsettiriyor ona yöneliyoruz.
Sinemada da aynı sorun en çok hangi film gişe yapmışsa o filmi izlemeliyim kaygısı.
Farkında değiliz ama en önemli problemlerimizden biri haline geldi rakamlar.Kimse çok oy alıyor diye bir partiye,çok satıyor diye albüme veya çok okunuyor diye bir kitaba kurban olmamalı.Hepimizin ayrı bir dünya görüşü,hayatı algılama biçimi,olayları öznel değerlendirme yetisi,kendine özgü bir derinliği olmalıdır.Rakamların bizi bu kadar yönlendirmesine izin vermeyelim...
Yorum ekleyebilmeniz için Türk Blog Yazarları üyesi olmanız gereklidir.
Bu ağa katılın