Türk Blog Yazarları

Üreten, tartışan ve paylaşan insanlar için sosyal ağ !

Arzu

KIRMIZI ŞEMSİYE; HAYATSIZ KADINLARIN SIĞINAĞI

3 Mart'ın sizin için anlamı nedir? diye sorsalar, çoğumuz hatta hepimiz, bir an düşünür ve "Acaba bugün ne olmuştu? Önemli bir gün müydü?" diye kafa yorarız. Hiç birimizin aklına gelmez, bugünün ne ifade ettiği. "Dünya Seks İşçileri Günü" diye bir tarih duydunuz mu, bugüne kadar? Şahsen ben duymamıştım. Ama varmış demek ki.

Şimdi, ülkemizdeki hayat kadınları da örgütlenip, bir sendika kuracaklarmış. Kuracakları sendikanın adını da, Kırmızı Şemsiye Sendikası olarak belirlemişler. Hayat kadınları, kuracakları bu sendika ile, uğradıkları haksızlıkları, gördükleri şiddet eylemlerini ve diğer sorunlarını, yasal yollardan çözüme kavuşturulması için mücadele edeceklerini açıklıyorlar.

Hayat kadınlarının neler yaşadıkları, hangimizin aklına gelir? Eminim hiç birimizin aklına gelmeyecektir. Bu kadınların, bu işi yapmalarının altında yatan nedenleri hiç birimiz düşünmemiştir. Düşündüklerimiz, sadece yaptıkları işin ahlaksal olmadığı olmaktadır. Halbuki bu düşüncemiz doğru mu, yanlış mıdır? Bunu hiç irdeleme gereği bile duymayız.

Ünlü düşünür Nietzsche'nin şöyle bir sözü vardır. "Ahlaksal olay yoktur. Olayların ahlaksal yorumu vardır." demiş ünlü düşünür. Yani, olaylar ve eylemler değildir ahlaksal olan, bizim yaptığımız yorumlardır. Çeşitli olay ve eylemler karşısında, hepimizin yorumları da, farklı farklı olmaktadır.

Hayatları çalınmış bu kadınlara, bu hayatsız kadınlara yılda bir günü çok görmemeliyiz. Onların bu haklı mücadelelerine, onların da bizlerden farklı olmadıklarını ve bir gün bizim de veya bizim çocuklarımızın da bu şekilde hayatlarının çalınıp aynı duruma düşebileceğimizi düşünerek, bu kadınlara destek olmalıyız. Destek olmasak bile, hiç olmadı köstek olmamalıyız. Onların da bizler gibi bir insan oldukları ve insanca yaşama hakları bulunduğu fikri toplumda yer etmelidir. Düşüncesi ve davranışı ne olursa olsun her insan, bu toplumun bir parçasıdır. Onu, toplumun benimsemediği yollara iten davranışlara da, yine toplumumuzun yol açtığını unutmamalıyız ve hiç kimseyi dışlamamalıyız.

Adları hayat kadınını olan, ancak hayatları bulunmayan, hayatları çalınmış bu kadınların, kendilerini savunabilmelerine, onların haklarını koruyabilmelerine bir nebze de olsa yardımcı olmak, bizlerin de insan olarak vazifemizdir diye düşünüyorum. Bu hayatsız kadınlara destek olmak için, bu yazıyı yazmaya karar vermek için hiç düşünmedim. Ancak, bir yakınımı kaybettiğim için, bir kaç gündür yoktum. O nedenle, bir kaç gün gecikmeli de olsa, yazıyı yayınlamak istedim.

Yeryüzünde yaşayan ve ayırım gözetmeden tüm insanların, insanca yaşayabildikleri bir dünya dileklerimle,

Sevgiyle kalın...

Paylaş  Twitter

Yorum ekle

Yorum ekleyebilmeniz için Türk Blog Yazarları üyesi olmanız gereklidir.

Bu ağa katılın

© 2010   Created by Mert Ulas on Ning.   Create a Ning Network!

Badges  |  Sorun bildirin  |  Gizlilik  |  Terms of Service

Sign in to chat!