
Dostu Olmalı İnsanın...
I.
Dostu olmalı insanın,
Derinlerinde saklı tanrıçayı görebilen
Ve gökleri yırtar gibi yırtıp göğsünü, ruhunu âzâd etmek isteyen...
II.
Dostu olmalı insanın,
Şarkılarla konuşmayı seven,
Dostluğu şarkılarla değil, inkarsız konuşmalarla yürütmeyi bilen...
III.
Dostu olmalı insanın,
Binyıllık edebiyat tarihini yüklediği kanatlarını,
Dostunun ışığında, bir pervane gibi yakmak isteyen...
IV.
Dostu olmalı insanın,
Yetmiş iki milletin kızına maniler söyleyen,
Senide unutmadım işte bak burdasın diyen...
V.
Dostu olmalı insanın,
İçindeki ilahi ışığa aynalık eden,
Tanrı’ya sorulmuş soruların cevaplarına, kendi gerçeğiyle aracılık eden...
VI.
Dostu olmalı insanın,
Şiirlerimizle bu şehri yakalım diyen,
Şiirleri ve kendini yakıp, bu şehirden gitmeyen...
VII.
Dostu olmalı insanın,
Kırkına merdiven dayamışken, türk kahvesi yapmayı öğreten,
Bir fincan kahveyi, aynı göğün altında yudumlarken, dostunu şiir yüreğinde hisseden...
VIII.
Dostu olmalı insanın,
İnsan tanrıdır diyen,
Kendi içindeki yoldan tanrıya yürüyen...
IX.
Dostu olmalı insanın,
Şiir yazmadığında merak eden,
İçindeki karanlık kuyudan çık ve şiirler yaz, sen aydınlık ve ışıksın diyen...
X.
Dostu olmalı insanın,
Hayatın bir gül bahçesi olduğunu bilen,
Gönül bahçesinden rengârenk şiirler derleyen...
XI.
Dostu olmalı insanın,
Kardanadamın içine gizlenip karanlıklara yürüyen,
Gerçeğin yakıcı sıcağında, yüreğini eritmeden, gerçeği ironiyle harmanlayıp şiirleyen...
XII.
Dostu olmalı insanın,
Karabatak gibi ortadan kaybolup giden,
Aylar sonra ortaya çıkıp, hiç gitmemiş gibi, bıraktığı yerden devam eden...
XIII.
Dostu olmalı insanın,
İçindeki bilgelik okyanusunu gören,
Dostlarına varlığını bağışlayacak kadar gönlü zengin bir prensesi resimleyen...
XIV.
Dostu olmalı insanın,
Şiirleri ve yazıları geliştikçe, çalıntıdır deyip engellemek isteyen,
Bilmese de dostunu kamçılayan, güç veren, besleyen...
XV.
Dostu olmalı insanın,
Ruhunda soluklanan şair ile şiir demleyen,
Şiirlerini sesiyle, yudum yudum, keyifle içirmeyi bilen...
XVI.
Dostu olmalı insanın,
Ruhundaki bütün renkleri gören,
İçindeki gökkuşağını, kendi yaşam tuvalinde resmetmek isteyen...
XVII.
Dostu olmalı insanın,
Ruhundaki ve doğadaki zirvelerde gezen,
İnsanlığın zirvesini dağların zirvesinden gökyüzüne emanet eden,
Tanrı’ya elçilik edip, yer ile göğü, iki cihanın ortasında birleştirmek isteyen...
XVIII.
Dostları olmalı insanın,
Öylesine karalamak için yazdığı şiirlere ilgi gösteren,
Verdikleri değer ve sevgi ile onu şair eden...
...
Yorum ekleyebilmeniz için Türk Blog Yazarları üyesi olmanız gereklidir.
Bu ağa katılın