2 yıl 11 aydır 10 saat boyunca oturuyorum sevgili ekmek kapımda. Artı ekmeğimi yediğim evimde de 5 saat...Etti mi 15 saat sana? Düşün! bu süre zarfında neler yapılmaz ki? Mesela blog okunabilir, buralardan değişik, heyecan uyandıran, hiç bilinmeyen şeyler öğrenilebilir, kafaya koyup blog yazılabilir, kurcalayarak şablon dahi düzenlenebilir, geze geze tanışılamayacak kişilerle tanışılabilir [Bunu bana Çalışlar'dan Reşat demişti de inanmamıştım]. Dediğim bu süre zarfında çok fazla şey düşünülebilir, bir sıraya dizilip diğer kitleye aktarılabilir, bu bir süre sonra yetmez kişiye ve fotoğrafları da işin içine sokabilir, bu da yetmez videoya başvurabilir, tatminin yetersiz geldiği anda ses girer devreye ve öğretmen edası ile anlatılabilir cevherler.
Ardından kişi bir süre durakalır. İki günün sonunda cümleyi patlatıverir; "İnsanoğlunun ne kadar çok söyleyecek şeyi var"!
Hepsi bu.
Keşke beynim biraz daha boş olsaydı. Düşünceler arasından su sızmıyor..
Etiketler:
© 2010 Created by Mert Ulas on Ning. Create a Ning Network!
Yorum ekleyebilmeniz için Türk Blog Yazarları üyesi olmanız gereklidir.
Bu ağa katılın