Türk Blog Yazarları

Üreten, tartışan ve paylaşan insanlar için sosyal ağ !

Hakan
  • Erkek
  • İstanbul
  • Türkiye
Paylaş 

Hakan's Friends

Müzik

RSS

Roman Yazan Köylü Güzeli, Gözünü Nobel'e Dikti


Köyde yaşayıp gündüzleri çapa yapan, süt sağan, odun kırıp tek başına ev işlerinin üstesinden gelen Öznur Baş, geceleri de roman yazıyor.
Kompozisyon dalında çok sayıda birinciliğe imza atan 22 yaşındaki genç, 4 yıldır üzerinde çalıştığı ve 'Kördüğüm' adını verdiği romanını tamamladı. Maddi durumu el vermediği için romanını kitaba dönüştüremeyen Baş, romanını basacak yayınevi arıyor. Lise mezunu Baş, edebiyat alanında Nobel ödülünü kazanmayı hedefliyor.
Ailesi ile birlikte Samsun'un Alaçam ilçesi Etyemez köyünde yaşayan Öznur Baş, kendisini edebiyata adadı. İlkokula gittiği dönemlerden itibaren okumaya meraklı olduğunu belirten Baş, öğretmenlerinin de yönlendirmesiyle okulun en çok okuyan öğrencisi olmuş. Zamanla kendisinde yazma isteği oluşmuş. Lisede de okuma ve yazmaya devam eden genç, deneme, makale, biyografi ve otobiyografi üzerine çalışmalar yapmış. Üniversite sınavını kazanamayınca da roman yazmaya karar vermiş. Edebi romanlar üzerine yoğunlaşan Öznur Baş, üniversite okusa da yazar olmaktan vazgeçmeyeceğini belirtiyor.
Günlük işlerini bitirebildiği sürece yazabildiğini anlatan Baş, ''Yazın 3 ay çalıştığımız için hiç yazamıyorum. Günde belki bir cümle falan yazabiliyorum. Kışın da günde ortalama 5 saat yazıyorum. Lisedeki öğretmenlerim benim için büyük insan olacak derlerdi. Yazar olmamı istiyorlardı. Ama benim pek inancım yoktu. Üniversite sınavını da kazanamayınca kendimi romana verdim. Üniversiteyi kazanıp öğretmen dahi olsam yine de yazar olacaktım. Türkiye ve dünya çapında büyük bir yazar olmak istiyorum. En büyük amacım edebiyat alanında Nobel ödülünü almak.'' diyor.
240 sayfadan oluşan 'Kördüğüm' isimli romanından da bahseden Öznur Baş, romanında genç bir kızın başından geçen talihsiz aşk hikayesini yazdığını kaydetti. Romanının bürokrat kızının serseri bir kişiye aşık olmasıyla başladığını anlatan genç yazar, olayın ''Bürokrat kızı Gülizar, serseri Cemil'e kaçıyor. Nikah istediği halde bu adam nikahı yapmıyor. Gülizar, Cemil'den türlü türlü işkenceler görüyor. Buna rağmen çok sevdiği için onu terk etmiyor. Bir süre sonra Cemil kendisini aldatınca onu terk ediyor. Bir süre sonra Cemilsiz yaşayamayacağını anlayarak tekrar geri dönüyor. Aynı işkenceler yine başlıyor. Bir süre sonra son kez kaçıyor ve bir daha geri dönmüyor.'' şeklinde özetliyor.
Romanının basılmasını çok isteğini bildiren Öznur Baş, Samsun'da yayınevi araştırmasına rağmen kimsenin yardımcı olmağını da sözlerine ekledi.
Kızının ilk zamanlarda başarıp başaramayacağını düşündüğünü söyleyen anne Hatun Baş ise ''Bir süre sonra kızıma inandım. Onunla gurur duyuyorum. Çalışmasını istemiyorum, yani yeter ki kendini kurtarsın.'' ifadelerini kullanıyor.

Rastgele Yazı Oku


Yazı Gönderen:Mustafa Kahya


Bookmark and Share

Çocuklarınız Nasıl Başarılı Olur?


Spot:Küçük bir çocuk babasına akıl öğretiyor: “Eğer çalışmak eğlence demek, eğlenmek de çalışma demek olsaydı; herkes çalışmaya zaman ayırırken kimse eğlenmekle uğraşmazdı.”

Çocuklarınız lider olsun ister miydiniz? Bir şirkete genel müdür, önemli bir derneğe başkan, üniversitede önemli bir hoca, bir milletvekili olsun ister miydiniz? Herhalde birçoklarının bu soruya vereceği cevap “evet”tir. Peki çocuklarımızı geleceğe en iyi nasıl hazırlarız? Özellikle ilkokul çağından itibaren çocuklar kendileriyle ilgili konularda karar almak durumunda kaldıklarında ciddi ciddi düşünüyorlar. Örneğin, çocuk okula servisle gitmek zorunda bile olsa, ona “servisle mi gitmek istersin yoksa yürüyerek mi okula gitmek istersin?” diye sorduğumuzda, okul eğer yürünemeyecek kadar uzak bir yerdeyse çocuk “servisle gitmek isterim” diyecektir. Sonuçta değişen bir şey olmayacaktır. Ama çocuk kendi kararını kendisi vermiş olacak ve karar alma gücü gelişmiş olacaktır. Bir restorana gittiğimizde birçok baba, çocuklarına “ne yemek istersiniz?” diye sormadan onlar adına sipariş verir. Böyle yaptığımızda ise çocuk yemeğini bile seçmekten aciz bir insan konumuna düşer. Çocuklarımız derslerinde başarılı olmadığında doğrudan onlara özel hoca tutmak yerine, çocuğumuza kızmadan sormalıyız. “Derslerinde nasıl başarılı olursun?” diye, eğer dershane ya da özel hoca da isteyecekse bunu kendisi talep etmelidir. Aksi takdirde onu problemini anne-babası çözmüş olacaktır. Halbuki kendi ayakları üstünde durabilen insanlar, problemlerini kendileri çözebilen insanlardır.

Okullarda çocukların birçoğunun derslere düşük olmasının temel nedenlerinden biri, çocuğun merak duygusunu kaşımayan bir yapı olmasıdır. Merak eden bir insan, sorusunun cevabını bulmak için Çin’e bile gider, dağa tırmanır, mağaralara iner, kitaplar okur, araştırır ve öğrenir. Okullarımızdaki derslerde sorusu olmayan cevaplar öğretiliyor. Türkiye’nin 81 ili olduğunu öğretiyoruz. Ama çocuğa neden Türkiye’de 81 il var diye soracak olursa çocuk düşünmeye ve merak etmeye başlar. Fizik dersinde, çocuklara bir insan bataklıkta nasıl batmadan durabilir diye soracak olursak, akışkanlarda çivi gibi dik duran cisimlerin battığını, ama yatay duran cisimlerin ağırlıklarının yüzeyde dağılarak yüzdüğünü keşfedeceklerdir. Çocuklarımızın merak duygusunu kaşıyan sorular ve deneyler çocuklarımızın öğrenme kanallarını açmaktadır. Bir de yetişkinlerle çocukların ortak yönlerinden bir tanesi her iki grubun da daha çok yaparak öğrenmesidir. Yaparak öğrenmenin iki sonucu vardır. Birincisi yaparak öğrendiğimizde bilgi içselleşir ve unutulmaz. İkincisi de bir şeyleri yapıp başardığımız için kendimize olan güvenimiz artar. Ben oğlumla teleskop, güneş saati, uçan balon ve daha birçok sıra dışı alet ve cismi ev şartlarında yaptım. İkimizin de nasıl bir merakla çalıştığımızı ve proje başarıya ulaşınca nasıl sevindiğimizi anlatamam. Merakla başlayan projeler, sadece insanı öğrenmeye itmiyor; aynı zamanda keyif veriyor.

Çocukların kendini yetiştirmelerinde çok önemli bir başka şeyde zamanı etkili kullanmaktır. Birçok yetişkin ile çocuğun bir başka ortak yanı, başladıklarını bitirememeleri ya da yarım bırakmalarıdır. İnsanların yaşamları yarım kalmış işler ve kitaplar deposudur. Zamanı etkili kullanmak çok önemli ölçüde nefsimize hakim olmakla ilgilidir. Televizyon izlemek yerine kendimizi kitap okumaya / ödevimizi yapmaya verebildiğimizde zamanı etkili kullanıyor sayılırız. Dolayısıyla etkili zaman kullanımı, azmin ve nefis kontrolünün bir sonucudur.

Kaynak:Kendinigeliştir.com


Rastgele Yazı Oku


Bookmark and Share

İhracatın Firmalara Faydaları


a) Pazar payını genişletme fırsatı verir.

b) Eğer iç pazarda kapasite tam kullanılmıyor ise, üretimi artırma imkanı sağlar.

c) İç pazara olan bağımlılığı azaltır, ya da iç pazardaki durgunluğu telafi etme imkanı verir.

d) Dış pazarlara girerek, iç pazardaki rekabeti yayma imkanı verir.

e) İç pazarda denenmiş ve test edilmiş ürünleri ihraç ederek dış pazara girilmesi, pazar araştırması maliyetini azaltır.

f) Uluslararası pazarlarda yaşanan yoğun rekabet, ihracatçıları, ürünlerini pazarın ihtiyaçlarına göre uyarlamak için teşvik eder, böylece teknolojik know-how düzeyinde gelişme sağlanır.

İç pazara veya dış pazarlara açılmanın riskleri şunlardır.
İhracatta karşılaşılan risklerin pek çoğunun iç pazarda karşılaşılanlar ile olan benzerliğine dikkat etmek önemlidir.

a. Satışlar tahmin edilen seviyelerin altında kalabilir.

b. Rekabet beklenenden daha fazla olabilir.

c. Müşteriler ödeme yapmakta yavaş olabilir veya hiç ödeme yapmayabilirler.

Sadece ihracata özgü riskler ise şöyle özetlenebilir.
a. Hedef ülkeden ihracat gelirlerinin geri çıkışı kısıtlanmış veya yasaklanmış olabilir.

b. Döviz kurlarındaki dalgalanmalar karları azaltabilir, ortadan kaldırabilir, hatta kayıplara neden olabilir.

c. Ödeme yapılmaması veya sözleşme ile ilgili diğer anlaşmazlıklarda, yargıya gitmekte sorunlar çıkabilir.

d. Savaş, iç savaş veya yabancı devlet tarafından millileştirme gibi hedef pazardaki istikrarsızlıklar kayıplara yol açabilir.

e. Ürün yabancı pazarlarda kabul görmeyebilir.

Kaynak:Kobifinans

Rastgele Yazı Oku


Bookmark and Share

Yakakent Festivale Hazır


Karadeniz Sahilinin En Önemli Festivallerinden Olan Yakakent Kültür Sanat ve Deniz Oyunları Festival Hazırlıklarını Tamamlayan Yakakent Belediyesi, Festival İçin Geri Sayım Başladı. 10-12 Temmuz’da Tarihleri Arasında Yapılacak Olan Festival 3 Gün 2 Gece sürecek. Festival Kapsamında Birçok Kültürel ve Sosyal Etkinliğin Yanı Sıra Bu yılki Şenliğin Flaş İsmi Muazzez Ersoy. Ünlü Şarkıcı 11 Temmuz Pazar gecesi Seyirci ile Buluşacak.
Yakakent Belediye Başkanı Burhan Bayrakdar, yaptığı basın toplantısında, "Sadece Yakakentlilerin değil, bütün yöre ve bölge insanının merakla beklediği Yakakent Kültür Sanat ve Deniz Oyunları Festivali, 10-12 Temmuz tarihleri arasında gerçekleştirilecek" dedi. Yakakent Kültür Sanat ve Deniz Oyunları Festivali’nin son derece zengin ve renkli etkinlikleriyle hafızalarda iz bırakacağını vurgulayan Başkan Bayrakdar, "Festivalimize her yıl olduğu gibi bu yıl da çok ünlü sanatçılar katılacak. Festival kapsamında Türk Sanat Müziğinde Muazzez Ersoy, Ankara Opera Sahnesinin Ünlü Arya Sanatçısı Erdal Şen ve Edirne Devlet Türk Müziği Topluğunun Ses ve Udi sanatçısı Serkan Varol konserler verecek. Ayrıca yöremizin ünlü sanatçıları’ da Halk konserleri ile festivale renk katacaklar. Konserlerin haricinde Kara ve Deniz Sporları oyunları yarışmaları, Şiir dinletisi yarışması, Güzellik yarışması, Aşıklar atışması, Yöresel yemek ve El sanatları standları da yer alacak" şeklinde konuştu.

“İlçemizi kültür-sanat, spor etkinlikleri ile dolu dolu bir 3 gün bekliyor.” diyen Bayraktar, Kültür ve Sanat etkinliklerimizin yanında gezilecek, görülecek çok güzel mekanlarımız var. "Sanatseverler için, esnafımız için, Yakakent imiz için festivalin hayırlı olmasını, güzellikler getirmesini diliyorum" ifadeleriyle tamamladı.


Gönderen:Mustafa Kahya

Rastgele Yazı Oku


Bookmark and Share

Bu On İki Kadından Kork!


Her bekar erkek kadınlar hakkında yanlışa düşmüştür. Kadınların fiziksel özellikleri tarafından çoğu kez aklımız kandırılmaktadır.

Bize kötü davranan kadınların ayaklarına kapanmakta ve sözlerine harfi harfine uymaktayız. Kullanılma, yalan söylenme ve aşağılanma duyguları ile karşı karşıya kalmak istemiyorsanız aşağıda belirtilen 12 kadın tipinden kaçınmalısınız.

1-Feminist
Feminist kadın tipleri toplumun her katmanını erkeklerin yönettiğini düşünür ve her defasında erkeklere karşı önyargıyla yaklaşır. Yaygın inanış kadınların melek oldukları ve onların yükselişlerinin toplumların ataerkil yapısı yüzünden engellendiği düşünülmektedir. Feminist’leri nasıl tanısırsınız? Eğer bir kadın “Erkekler beyinleri ile düşünmüyorlar cinsel bölgeleri ile düşünüyorlar” cümlesini kurarsa işte tipini belli etmiş demektir.

2-Faydacı
Yaygın bir unsur olarak sizinle paranız için beraberdir. Faydacı kadınlar idame etmesi zor bir tiptir. Biyolojik olarak kadın olmalarından dolayı tüm finansal yönetimlerini erkeğin önüne bırakmaktadırlar. Bir erkek onların yemeklerini, seyahatlerini, mücevherlerini, kıyafetlerini ve içkilerini ödemelidir. Faydacı bir kadın özellikle cinselliğini altın bir tabak gibi sunar ve kullanır. Ben merkeziyetçidir. Kandırılma düzeyiniz oldukça yüksek olacaktır çünkü bu tip kadınlar fiziksel olarak mükemmel gözükmektedirler.

3-Romantik
Bu tip kadınlar bir aşk romanında veya romantik bir filmin içinde yaşamaktadırlar. Her gece evlerine gidip gelin dergileri okumakta ve beyaz atlı prenslerini bekleyip onları kusursuz bir dünya hayatına götüreceklerini beklemektedirler. Aşırı romantik tipteki kadınlar genellikle aileleri tarafından prenses ilan edilip büyütüldükleri için gerçek dünyadaki gerçek sorunlarla başedememektedirler. Sürekli ilgi beklemeyi ve her gece dırdır etmeyi görev edinen bu tipteki kadınlardan koşarak kaçın.

4-Elde Edilmesi İmkansız
Aşırı romatiklerin müttefiği şeklinde olan bu tip onların karanlık tarafıdır. Eski ilişkilerinden aldıkları büyük yaralardan dolayı yeni başladıkları ilişkileri anında sabote etmektedirler. İlk başta size büyük ilgi besleyip hemen ilişkiden kaçan bu tipin ilerki ilişki seviyelerinde bir halka gibi aynı şeyi tekrarlayıp durduğu gözlemlenmektedir. Sizinle flört edip çıkabilirler ama arkadaş seviyesinden ileri geçmenize izin vermezler. Sıkça başağrıları çekmek istemiyorsanız bu tip ilşkilerden kaçının.


5-Bayan Sinirli
Feministler gibi sinirli bayanlarda erkekleri sevmezler. Erkeklerin yaptıkları yanlışlarla sürekli alay etme halindedirler. Ve bunların sayılarını tutmaktadırlar. Sinirli bayanlar için düzgün erkek yoktur hepsi kötü niyetli, yalancı olarak görülmektedir. Bir volkan patlamasında ortaya çıkan büyük enerji gibi adeta bir kavga esnasında patlarlar. Bol dram ve çığlıkla karşılaşmak istemiyorsanız uzak durun.

6- Bayan Endişe
Bu tip kadınlar ilşkinin başlarında size oldukça iyi davranırlar. Fakat içindeki endişeler onu yiyip zamanla bitirir ve ilk başlardaki mutluluk hali uzun sürmez. Muhtemelen 10 gün içinde ise şu tip diyaloglar içinde kendinizi bulacaksınız: “İlişkimiz nereye gidiyor?” “Sesini duymak istiyorum” sizden sürekli garanti istiyecektir “Ben hala güzel miyim?” “Kıyafetlerimi beğeniyor musun?” “Peki ya saçımı?” ...

Sürekli aynı düşünce beyinlerini kaplamaktadır. Sizin onu daha iyi biri için terkedeceğiniz düşüncesi... Bu ilişki en kısa süre içerisinde sizi ürpertmeye başlayacaktır.

7- Kötü kadınlar: En kötüsü
Kadınlar dünyasının en kötüleri ise kötü kadınlar diye adlandırılan tiptir. Bu tip sadece kendisini düşünür, başkalarının düşüncelerini önemsememekte ve sürekli kırıcı olmaktadırlar. Maddi ve manevi anlamda çökerten kötü kadınlar her tipten biraz almışlardır faydacı ve sinirlidirler. Genelde güzel alımlı ve bakımlı olan özelliklerini tehditkar bakışlarından tanıyabilirseniz direk oradan uzaklaşın.

8- Hep Ben
Kendine odaklanan bu tipler ilişkinin ve sizin hayatınızın merkezinde olmayı severler. Narsist davranışları ise “Babasının kızı” travmasından gelmektedir. Sizden de her zaman bu ilgiyi beklerler.

9-Bayan Umutsuz
Hayattan tüm beklentilerini kaybeden bu tip kadınların genel amacı evlenmektir. Kim olduğunuz karakteriniz, cinsel yaşamınız hiçbirşey onlar için önemli değildir. Onlar için evliliğe giden yolda bir basamaksınızdır. Dikkat dikkat!

10-Bayan Yanar Döner
Yanar döner tipteki kadınlar her durum ve ortama göre şekil değiştiren ve değişkenlikleri yüzünden ilişkiyi mahveden cinsten. İlişkiniz ciddileştiği zaman bu tip bir kadın sizin hayallerinizi yıkabilir. İstikrarsız bir ilişkiye hazır olun.

11-Bayan Azgın
Kilometrelerce öteden tanıyacağınız bu kadın tipi hareket eden tüm erkeklere saldırabilir. Bazen yaşlı bir adamlar bazen de cinsel dürtülerini takip eden bu tip kadınlar ilişkinin ilerleyen safhalarında karşısındakini yalnız bırakıp giderler.


12-Kontrol Delisi
Hayatınızı tümüyle yönlendirecek bu tipteki kadınlar kişisel özgürlüğünüzü size vermezler. Sizin ne giyeceğinizden, nereye gideceğinize, ne yiyeceğinize ve kimlerle takılabileceğinize kendisi karar verir. Kendiniz için birşeyler yapmaya karar verince cinsel yaşantıyı kesecek, türlü türlü numaralar yapabilecektir.

Rastgele Yazı Oku


Bookmark and Share
 

Bilgicelli

Güncel Aktiviteler

İpek Aral Kişioğlu and Hakan are now friends
Haziran 9
Hakan and Asil Balaban are now friends
Mayıs 18
Asil Balaban joined a group
Foto dünyasının bir parçası olduğunu düşünenleri ve bu dünyada var olduklarını göstermek isteyenleri davet ediyorum...
Mayıs 17
Benimde adsense ile ilgili sorunum var.Sitemi kabul ettiremedim.Acaba ne yapmam lazım.Bir fikri olan var mı?
Mayıs 9
Hakan joined a group
Bloglarında Adsense reklamları yayınlayarak kazanç sağlayanlar. İpuclarını ve yenilikleri burada paylaşalım.
Mayıs 9
e-vren günlüğü joined a group
Foto dünyasının bir parçası olduğunu düşünenleri ve bu dünyada var olduklarını göstermek isteyenleri davet ediyorum...
Mayıs 3
Hakan added a blog post
Evet.Bügün varız ama ne şekilde hiç sordunuz mu kendinize.belki çoğumuz büyük günahlar ile belki acılar belkide suçluluk duyguları ile.Ve belkide... Evet.Bügün varız ama kimler ile yaşayarak.bunlardan çogu senin sürekli yanında oldugun insanlar am...
Nisan 26
Hakan is now friends with Y.Arslan Çınar, Feanor and Cihat Albayrak
Nisan 26

Profile Information

Adınız / Rumuzunuz:
Hakan
Şehriniz:
İstanbul
Bloğunuzun adı:
Bilgicelli
Bloğunuzun adresi:
http://bilgicelli.blogspot.com
Biliyorsanız RSS adresiniz:
http://feeds.feedburner.com/Bilgicelli
Bloğunuzda yazdığınız konular:
Kisisel, Pazarlama, Internet, Sinema, Fotoblog, Genel, Egitim, Hobi, Diger
Kullandığınız Blog servisi:
Blogger
Ne kadar zamandır blog yazıyorsunuz?
6 ay - 1 yıl arası (çırak)
Hakkınızda:
Pazarlama bilgileri,Gündem,Yansıyan Fikirler,Tavsiye Kitaplar gibi konularda oluşturduğum bir blogtur.Bilgi paylaşmayı seviyorum bunun için yazıyorum.Yazılarını paylaşmak isteyenler olursa memnuniyet duyarım.

Hakan Kullanıcısının Fotoğrafları

Hakan's Blog

Hakan

Yaşamayı Hak Edenlere

Evet.Bügün varız ama ne şekilde hiç sordunuz mu kendinize.belki çoğumuz büyük günahlar ile belki acılar belkide suçluluk duyguları ile.Ve belkide...
Evet.Bügün varız ama kimler ile yaşayarak.bunlardan çogu senin sürekli yanında oldugun insanlar ama bazen aramaya çekindigin insanlar.Belkide çogu çok sevdigin ama hiç söyleyemediğin uzaktan güldüğünü görmenin yettigi insanlar.Hiç düşündünmü hayatında degerli olan insanaların neden degerli oldugunu.Belkide bunları hiç düşünmedin,belki bunları düşüne… Devam

Posted on Nisan 26, 2009 at 12:30pm —

Hakan

Sevgi Emek İster

Sevgi neydi? Nasıl yaşanırdı? Sevgi emek vermekti. Uğrunda ölmeyi göze alabilmekti.Yaşamak ve söylemek yetmezdi, paylaşmak gerekirdi. Sevgi'yi en güzel işleyen filmlerin başında gelir Selvi boylum al yazmalım. Bir tarafta aşk, diğer tarafta sahiplenen koruyan, emek veren bir sığınak.

Peki sevgi aşk yaşayıp, hayal kırıklıklarıyla boğuşmak mı yoksa güvenmek miydi önemli olan?

Günümüzde eksikliğini derinden hissettiğimiz bir duygudur sevgi. Artık sevginin anlamı ve şekli değişmiştir bana göre. Çe… Devam

Posted on Şubat 13, 2009 at 3:26pm —

Hakan

Dünyanın En Güzel Atasözleri


Bugün, yılların damıttığı tecrübeler konuşsun istiyorum, onların tarihe kazıdıklarını yazmak istiyorum. Ülkeler değişse bile ’insan’ aynı, kadın ve erkek aynı…Her birini okuduktan sonra bir süre düşünüp diğerine geçin lütfen, gözler kapalı tabii…
- Taşı delen suyun kuvveti değil, damlaların sürekliliğidir. (Brezilya)
- Hiçbir mutfak iki kadını alacak kadar geni… Devam

Posted on Şubat 7, 2009 at 3:48pm — 2 Comments

Hakan

Yardım Dedikleri Zehirden İbaret


Bugün haberlerde en çok dikkatimi çeken konuydu kömür yardımları ve sonuçları.
Dağıtılan kömürlerdeki arsenik ve kükürt oranlarını görünce hiç şaşırmadım.Dünya standartlarında kükürt oranı binde 9,Türkiye standartlarında binde 20 iken dağıtılan kömürlerdeki oranlar binde 30'ların üzerinde çıkmış.İstanbul,Ankara gibi büyük şehirlerimizde temiz havayı mumla ara… Devam

Posted on Ocak 29, 2009 at 5:14pm —

Hakan

Rakamlaştırılan Dünya...


Farkındamıyız bilmiyorum ama artık hiçbir şeyin özgünlüğü,derinliği bizi ilgilendirmiyor.Hep en iyileri takipteyiz.Şöyleki;
En iyi sinema sanatçısı Kemal Sunal mı?En çok izlendiğine göre öyle...O halde onu seyretmeliyiz.
En çok okunan kitap Şu Çılgın Türkler mi?O halde onu okumalıyım.
İzlenme oranları(ratingler)en yüksek programları takip edip,izlemeliyim.
En… Devam

Posted on Ocak 17, 2009 at 4:27pm — 2 Comments

Comment Wall (17 comments)

You need to be a member of Türk Blog Yazarları to add comments!

Bu ağa katılın

At 10:43pm on Ocak 19, 2009, RaMa said…
eklendn bile... dalgınlığıma ver k.bakma ((:
At 10:25am on Ocak 19, 2009, RaMa said…
tşk ederm güzel sözlernz için link değişikliği derken???
At 9:37pm on Ocak 13, 2009, Yobaz said…
logom yok ama yazıyla degiştirebiliriz.Siteni ekledim farklı bir yazıyla eklememi istersen yazarsın iyi günler...
At 5:34pm on Ocak 2, 2009, EmelSen said…
tabii ki seve seve kabul ederim link değişimini..başarılar blog hayatınızda..
At 12:17pm on Aralık 30, 2008, Mel said…
fotofantastik blogunuza link verdim blogumda..resimler harika..
At 12:31am on Aralık 30, 2008, Mel said…
Merhaba,

linkinizi bloguma ekliyorum..teşekkürler
At 5:33pm on Aralık 15, 2008, Serkan Özçalık said…
Evet Blogger'de yeniyim sitene baktım. Gayet iyi link değiştirebiliriz...
At 8:01pm on Aralık 4, 2008, havzen said…
aslında çokda anladığım söylenemez ...ama seviyorum yorum yapmayı ve fotoğraflarla ilgilenmeyi ..
amotörce uğraşı işte...sitenizi görmek isterim
At 10:57pm on Aralık 1, 2008, 1sen said…
yorumuna cevap yazdım; haberin olsun!!
At 9:09pm on Aralık 1, 2008, Hülya Polat said…
Teşekkürler, tabii neden olmasın bloğumu günceller güncellemez sizi takip listeme ekleyceğim.Başarılar:-)
 
 

Hakkında

Mert Ulas Mert Ulas created this social network on Ning.

Create your own social network!

 

© 2009   Created by Mert Ulas on Ning.   Create Your Own Social Network

Badges  |  Sorun bildirin  |  Gizlilik  |  Terms of Service

You are Offline Sign in to chat!