Mutfaktaki kocaman müzik setinden yükselen kocaman Türkçe Rock ağırlıklı şarkı sesleri. Bazen Özlem Tekin söylüyor, bazen Şebnem Ferah hatta kimi zaman da Duman. Ama ses o kadar koca ki bangır bangır adeta. Müzik dinleyen tabii ki Alara. Ben ise oturma odasında dizi izliyorum. İzlediğim dizi Bez Bebek... Alara Bez Bebek'i tercih etmediği için müzik dinliyor. Bir yandan da müzik eşliğinde delice dans ediyor. Ben çok seviyorum çocuk dizilerini izlemeyi. Senaryolarında sihir vs. hoş olmayan şeyler var ama olsun, en azından şiddet yok. Hatta bazen bir kanalda Selena, diğerinde ise Bez Bebek aynı anda başlıyor ve karar veremiyorum o zaman hangisini izleyeceğime. İlginç işte...
Bugün yazlığa gideceğiz, hatta belki kalırız da bilemiyorum. Orası iyi geliyor bana. Şehir gürültüsünden uzak... Sakin... Yani ne bileyim her güzellik mevcut orada... Kalmak isteyip istemediğimi de bilmiyorum açıkçası, tek bildiğim huzur istiyor olduğum. Huzur... Ne güzel bir kelime değil mi "HUZUR"...
Böyle işte, başka da bir şey yok. Aslında çok, ama yazasım yok. Boşlukta olmak duygusu diyorlar sanırım buna... Yazlık iyi gelecek iyi...
Haydi kalın sağlıcakla... Huzurunuz bol olsun...
Resim; http://www.plecxus.com/sinekkavanozu/wp-content/uploads/2006/12/6.jpg
Nazım Hikmet Ran
Offff çok sıcak yaaaa, çokkkk... Badana, temizlik vs. derken öldüm, bittim, mahvoldum. Neyse ki zamanlamam müthiş. İstanbul’da dün ve bugün ciddi sıcaklar başladı ve benimde temizlik yoğunluğum bitti sayılır. Zira insanın içinden sıcakta bir şey yapası gelmiyor. Ben bir de sevmem zaten bu işleri. Ne o öyle külkedisi gibi bir elinde toz bezi, bir elinde vileda anca sil dur. Bütün gün yapsan bitmez bu işler. “A-aaaa pasaklı PaNDoRa, n’olcakkkk” diyenleri duyar gibi oldum :)
Bir de işin kötü yanı, ben öyle evde orayı sil süpür, burayı temizle pakla diye uğraşırken fırlama'nın teki de habire geziyordu. Arıyor “E-eee ben buradayım” arıyor “ Bana bir şöyle böyle tost, yanında ayran” bilmem ne yani garsondan istiyor ama kulağıma da sokuyor o anda mevzuyu. Bana nispet yaparcasına. Amaaaa yazıldı bunlar, yazıldıııı acısı çıkarılacaktır…
Neyse işte sonuç olarak işlerim tam bitmese de hafifledi sayılır. Ben de huzura erdim haliyle.
Şimdi efendim konumuz ciddileşiyor burada. Aramıza yeni katılan bir arkadaşımız var daha doğrusu Thesaurus arkadaşımızın arkadaşı). Vicdani redci bir arkadaş bu, yani bir takım sebeplerden dolayı askerlik yapmayı reddeden. Toplumumuzda “Askerlik yapmak istememek” deyince bunun nedenini korkaklık ya da yaklaşık sebepler olduğunu düşünebilirsiniz, ya da böyle düşünen kişiler çok var da diyebiliriz. Ama aslında çok derin bir mevzu bu. Nedenleri araştırılması gereken bir mevzu. Şahsen ben erkek olsaydım, ben de askerlik yapmamak için şansımı zorlar ve bu yolda elimden gelen her şeyi yapardım. Sebep olarak da silah sevmemem, ya da devlet sistemine karşı olmam gibi buna benzer birçok neden sunabilirim. Zaten neden mecburi kılıyorlar canım bu askerliği. İlginç işte. Haa şimdi diyenler olacaktır elbet "O gitmezse, bu gitmezse kim gidecek" diye. Böyle düşünenlere de cevabım "Meraklısı buyursun gitsin" şeklinde olacaktır.
Şimdi bu Vicdani redci arkadaşa ait fanzinden bir bölüm paylaşacağım sizlerle;
İnsanın içindeki tıkanıklıklar büyüdükçe bir şeyler istiyor insan dışarıdan gelsin. Dışarıdan hep yalan geliyor (genellemeler ne kadar doğru ise). Peki hangi yalana inanacağım? Bakıyorum insanların çoğu dinlerin ve devletlerin yalanlarına "inan"mışlar. İnançlı insanlar. Peki ben neye inanacağım ? İçimdeki tıkanıklığı çözeceğime inanamaz oldum artık. İnsan kendisine güvenemediği nokta da mı dışarıdan gelen şeylere inanmaya başlıyor yoksa? İnanmak ve bilmek arasında öyle büyük bir fark var ki. En az bildiklerimin gerçeklerden farklı olduğu kadar.
(devamını yazmaya çalışırken Mazlum Çimen’den sen benden gittin gideli ve (ismini anmadan önce Sivas katliamını hatırlatmadan duramayacağım) Hasret Gültekin’den “Bir insan ömrünü neye vermeli’yi” dinledim.)
Devletin yalanlarına neden inanayım? Madımak’ta ateşi yakanları umursamadılar bile. Devletin parasını kullanmamak adına direnebildiğim kadar direndim, destek olmamalıydım onlara. Onlar büyük bir güç ile savaşları yaratırlar sadece. Onlar büyük güçleri ile durdurmazlar Madımak’ın yanmasını geri çekilir ordu canice yakma eylemini gerçekleştirenlerin yanından. Dinlerin hiçbiri masum değil, ahlak bekçiliği yaparlar kendi adlarına. Ahlak gerçeği yanlıştan ayırt edebilmektir, Adem ile Havva’nın yemesi yasak olan meyve ise doğruyu ve yanlışı bilme meyvesidir. Doğru ile yanlışı bilmemiz yasak, yoksa kolay sömürülemeyiz, koyun olmamız gerekir çünkü.
Madem inanacak bir şey arıyorum şöyle olsun. Vatanları, Dinleri için öl(dür)meye hazır bunca insanın ortasında barış adına en az onlar kadar kararlı olmam gerekir. Pir Sultan'ın dediği gibi;
Kadılar, Müftüler fetva yazarsa,
İşte kemend, işte boynum asarsa,
İşte hançer, işte kellem keserse,
Dönen dönsün ben dönmezem yolumdan…
Şayet bu konuda hemfikirseniz lütfen yorumlarımızla destek olalım bu arkadaşa, her bir destek kelimesi mücadelesinde bir adım daha güç verecektir kendisine. Buradan buyrunuz lütfen http://hayalci-utip.blogspot.com/
Sevgi ve saygılarımla...
Badana, boya, yaz temizliği vs. vs. vs. imdattttttttttttttttttttt!!!!!!
Kolay gelsin desteklerinizi bekliyorummmmmmm...
Bir dosttan bana, benden tüm dostlara...
Hayat bize mutlu olma şansı vermedi sevgili.
Biz kendimizden başka herkesin üzüntüsünü üzüntümüz,
acısını acımız yaptık çünkü.
Dünyanın öbür ucunda hiç tanımadığımız bir insanın göz yaşı bile içimizi parçaladı.
Kedilere ağladık, kuşların yasını tuttuk...
Yüreğimizin zayıflığı kimi zaman hayat karşısında bizi zayıf yaptı.
Aslında ne güzel şeydir insanın insana yanması sevgili...
Ne güzeldir bilmediğin birinin derdine üzülebilmek ve çare aramak.
Ben bütün hayatımda hep üzüldüm, hep yandım.
Yaşamak ne güzeldir be sevgili...
Sevinerek, severek, sevilerek, düşünerek...
Ve o vaz geçilmez sancılarını duyarak hayatın...
Yılmaz GÜNEY
Welcome to
Türk Blog Yazarları
Kayıt Olun
veya Giriş Yapın
© 2009 Created by Mert Ulas on Ning. Create Your Own Social Network
Comment Wall (25 comments)
You need to be a member of Türk Blog Yazarları to add comments!
Bu ağa katılın
veysel tuna
Tüm yorumları göster