Çözüme dalmak için sorunun ne olduğunu belirlemek gerekir.
Size çarpan sorunlar ne?
Ne yanlış?
Doğru, nasıl daha doğru yapılabilir?
Canınız nelere sıkılıyor?
Neyin canı cehenneme, neyin cennete :)
Ne aslında şöyle olmasın da böyle olsun?
Ve bu nasıl olsun? Sorgulayın, yazın.
Tilsimlikedi:)
Bu konuyu baslattiginda ne dusundugunu ogrenmek istedim, Sorun diye gosterilebilecek cok sey var? Seneler evvel aldigim bir felsefe dersinde bir ornek verilmisti. Konu saha icinde yada saha disinda olmakti. Saha disindaki, seyirciler arasindaki konusmalarin oyunun hakkidan olup, saha icindeki konusmalarin oyunu yarattigi konusuydu. Simdi burda saha icine atlayip saha icinde bulunmamiz icin bir oyunu tertiplememiz ve oynamak icin soz vermemiz var. Senin bunu yaratmanda bir neden var haliyle? Nedir O? Yani beni rahatsiz edenle seni rahatsiz eden ayni degil. Herkez kedercilik oynuyor diyip ip ucu gostermekte mumkun.
Sunu sunuyorum. Bir problem koyalim ortaya, yani sikinti veren ondan sonra bunun oynandigi alanlari tesbit edip, alan icinde hareketlere gecelim. Varim boyle bir oyuna.
George'a katiliyorum:
Hayatın gerçek zevki budur..... kendimizin yüce gördüğü bir meram tarafından kullanılmak, kendi içine kapanmış, bencillik, kederle dolu ve 'hayat bana mutluluk borçlu' diye şikayet eden küçücük bir budala olmak yerine, tabiatın bir gücü olmak.
Görüşüm şudur; hayatım topluma aittir ve yaşadığım müdetçe toplum için çalışmak benim görevimdir. Öldüğümde bitmiş olmak istiyorum, cünkü nekadar çalışıyorsam okadar yaşıyorum. Ben hayatın içinde olmaktan mutluyum. Hayat benim için ufak bir mum değil, kısa bir süre ele geçirdiğim, cayır cayır yanan bir meşaledir. İsteğim bu meşaleyi benden sonrakilere emanet edinceye kadar ellerimde parlatabildiğim kadar parlatmaktır.
Ne sorunu cozmek istiyoruz? Soylede sorabiliriz: Cozuleceginden emin olsak, neyle ugrasirdik?
Okan Anter, grup için yazdığım kısa tanıtım yazısında da belirttiğim gibi, sorun olarak düşündüklerinizi ortaya koymanız pekala mümkün. Çözüme ulaştırmak istediğimiz sorunları biz belirleyeceğiz, pek tabi herkes için sorun ayrıdır ama birtakım genel geçerlikler mevcuttur. Küresel ısınma veya çocuk esirgeme kurumunda ikamet eden çocukların topluma kazandırılması, size çarpar bana çarpmaz bu ayrı mevzudur, ama toplum genelinin kabulu, ülkenin hatta dünyanın sorunudur. Bana uzun süredir çarpan Türkiye de geri dönüşüm işlemlerinin yetersizliğidir ki insanlara hala çöplerini kağıt, cam, plastik vs. olarak ayırmaları gerektiği öğretilemedi. Sorun derken pek tabi 'dün gece başım acaip ağrıdı, arkadaşımla da tartıştım sinirim bozuk, ne yapayım acep?' gibi öznelleştirmelere girmekten bahsetmiyorum. Kuş gribi nedeniyle kuşların barınağı olarak görülen ağaçların, gribin yayılmasını engellemek için kesildiği bir ülkede yaşıyoruz. Amacım duyarlı insanları biraraya getirmek ve sorun olarak karar verdiğimiz meselelerin aktif olarak maddi manevi üzerine gidebilmek. İyi organizasyonlarla iyi şeyler yapılabilir pekala. Bu arada, Aksine, ben öldüğümde bitmiş olmak istemiyorum, varlığımla yokluğum arasında bir fark olsun diye yaşıyorum, uğraşıyorum. Ama evet, hayatın içinde olmaktan mutluyum. O hayatı parlatmak da elimizde, matlaştırmak da. O halde niye parlamasın? İstediğiniz öneriyi, meseleyi yazıp tartışabiliriz, bizim alanımız burası. Önce grubu biraz daha duyurup, belki arkadaşlarımızı davet edip, sayımızı arttırmak, sonra üyelerin görüş alışverişi, katılımı...
Kötüler de en az iyiler kadar yapıcı olursa bu iş çözülür..
Her vandalın bir önceki enkarnasyonunda mimar olduğuna inananlardanım çünkü dalga dediğin sinüstür, sıfırda sıfır olucaksın !
Aramızdaki "cos"ları temizlemekle başlasak, çok mu kirleniriz dersiniz :) ?
evet problemlere göre çözüm üretmek lazım..
bilinç olmayan bir halkın sağa sola sürüklenmesi gayet büyük bir sorun..
ülkenin çoğunun televizyon cümlelerini kullanması büyük bir sorun..
paranın insanlarla kıyaslanması büyük bir sorun..
insanların boyları 160ken kendilerini 300 görmeleride ufak bir sorun olarak köşede duruyor...