BENİM NEDENİM,YAŞIM NEDENİYLE GÜNÜMÜZE GÖRE DAHA AZ GÖRSEL YAŞADIĞIM İÇİN BELLEĞİMİN KELİMELERLE KENDİNİ İFADE ETMEYİ SEÇMESİ. ANCAK BLOĞUN YAŞ ORTALAMALARINA BAKTIĞIMDA TELEVİZYON,BİLGİSAYAR V.S. NEDENİYLE ARTIK GÖRSEL HAFIZASI DAHA GÜÇLÜ GENÇLİK ÇOĞUNLUKTA.İŞTE BU NOKTADA SORUM OLUŞTU
o kadarda ilginç bir konu değil her insanın yazma sebebi belli. mesela benim buraya kayıtlı olan blogumda yazma sebebim eğlence olsun yaşadığım anıları paylaşmak öğrendiğim bir şeyleri başkasıyla paylaşmak gibi nedenler.
her insanını yazma sebepleri farklıdır. mesela bir çok blogda kişiler kendi ürettikleri şeyleri yazıyorlar, fotoraf çekenler kısa öykü yazanlar, program yapanlar vs. kendi becerilerini sergilerler. başka bir blogda kişileri bilinçlendirici makaleler görürsünüz. ürün incelemeleri vardır, yeni teknoloji vs. hakkında insanalrı bilgilendirme vardır. kimi bloglar vardır sadece düşünceler üzerine kuruludur, kimisi vardır bir kaç kişinin bir araya gelerek oluşturduğu bir topluluktur.
herkesin benzer sebepleri vardır ama genel yetenek sergilemektir.
Bilgisi ve aklı, duyarlılığı olup da, henüz demokratik anlamda tam gelişmemiş ülkedeyseniz,medeniyet seviyesinin yükseltilmesi ve toplum içinde olan sorunların yasalara rağmen çözülemediği bizim gibi ülkede yaşıyorsanız, işte yazmak zorundasınız demektir.Ben inanıyorum ki, yazarın toplumla çözülememiş sorunları vardır.Benim yazma sebebim toplumsal ve yaşamsaldır. Bu dünyayı demokratik olarak yaşayamayan tüm insan, hayvan ve bitkilerden ibaret canlı alemin bilerek ya da bilmeyerek gasp edilen yaşam hakkını dile getirmek için yazıyorum.Kim olursa olsun tüm haksızlığa uğrayan, anlaşılamayanlar için...
benim yazma nedenim, paylaşmak. Yaşadığımı , gördüklerimi , okuduklarımı paylaşmak. Eğer paylaşmasssam görmüş gibi, okumuş gibi , yaşamış gibi hissetmem kendimi.
Yazmayı sevmemin dışında herhalde yazarken kendimi daha özgür hissetmem de neden olarak gösterilebilir.
Ayrıca çevremizde yaşanan tüm oalylar yazmam için birer sebeptir, üstelik önemli sebeplerdir.
Biz ülke olarak dinlemeyi, konuşmayı, yazmayı, okumayı ve bir şeyler üretmeyi pek sevmeyiz. Dolayısıyla düşünemeyen insanlardan; düşünemeyen, olaylar karşısında sorgulayamayan bireyler yetiştirmelerini bekleriz boşuboşuna..
Çok yazık gerçekten ama vaziyet bu... İşte ben bu yüzden yazıyorum belki de...
Sevgiler.
Sanatım blogumda...
Bana göre ''sanat''...
Oysa blogumda yer alınca; diğer insanların, edebiyat ve sanattan zevk alanların, hatta anlayarak zevk alanların iyi ya da kötü eleştirilerine ulaşmak, kendime çekidüzen vermek olanağı ediniyorum. Ya da umuyorum...
Ancak, pek de eleştiriye zaman ayıran olmuyor. Herkes kendi yazdığına bakıyor, ''okunmuş mu ?'' diyor, ama başkalarının yazdıklarına pek bakmıyor...
iki şey için
elbetteki ilki yazıp rahatlamak için
ikincisi de tarihin bir yerlerine ufak notlar düşerek geçmişe dönüp bakınca hatırlayıp kimi zaman ders almak, kimi zaman 'way be bunları mı hissetmişim?!' demek, kimi zaman da sadece okuyup gülümsemek için;)